Search

üben

verb

üben kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "s'entraîner" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz üben kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " üben ne demek?" veya " üben nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

s'entraîner
faire de l'exercice
s'exercer
s'exercer à
pratiquer
répéter
s'entraîner à
faire preuve de
s'exercer à (une vertu)
pratiquer (la patience, etc.)

Almanca dilinde "üben" tanımı

Aradığınız "üben" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Eine Tätigkeit oder Fertigkeit durch wiederholtes Ausführen lernen oder verbessern.

DE: Ich übe jeden Tag Deutsch.

A1
FR: “Je pratique l'allemand tous les jours.

DE: Du musst die neuen Vokabeln gut üben.

A2
FR: “Tu dois bien apprendre le nouveau vocabulaire.

DE: Die Band übt für ihren nächsten großen Auftritt im Stadtpark.

B1
FR: “Le groupe répète pour son prochain grand concert dans le parc de la ville.
#2

Eine bestimmte Haltung oder Eigenschaft (wie Geduld, Zurückhaltung) bewusst anwenden oder zu entwickeln versuchen; sich in etwas schulen. (oft reflexiv: sich in etwas üben).

DE: Der Lehrer sagt: 'Kinder, übt jetzt das Stillsitzen!'

A1
FR: “Le professeur dit : 'Les enfants, exercez-vous à rester assis sans bouger maintenant !'

DE: Im Stau muss ich mich immer in Geduld üben.

A2
FR: “Dans les embouteillages, je dois toujours faire preuve de patience.

DE: Er übte sich in Zurückhaltung und vermied es, sofort seine Meinung zu äußern.

B1
FR: “Il a fait preuve de retenue et a évité d'exprimer son opinion immédiatement.

üben ile Yazımı Benzeyen Kelimeler