Search

Fenster

noun

Fenster kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "window" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz Fenster kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " Fenster ne demek?" veya " Fenster nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

window
window (computing)
window of time
gap
free period

Fenster ile Eşanlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler

Almanca dilinde "Fenster" tanımı

Aradığınız "Fenster" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Eine Öffnung in einer Wand oder einem Dach eines Gebäudes oder in einem Fahrzeug, die meist mit Glas versehen ist, um Licht und Luft hereinzulassen.

DE: Das Fenster ist offen.

A1
EN: “The window is open.

DE: Kannst du bitte das Fenster zumachen? Es ist kalt.

A2
EN: “Can you please close the window? It's cold.

DE: Die neuen Fenster sind doppelt verglast, um Energie zu sparen.

B1
EN: “The new windows are double-glazed to save energy.
#2

Ein rechteckiger, abgetrennter Bereich auf einem Computerbildschirm, in dem ein Programm oder eine Datei angezeigt wird.

DE: Schließe das Fenster.

A1
EN: “Close the window.

DE: Ich habe zu viele Fenster auf meinem Computer offen.

A2
EN: “I have too many windows open on my computer.

DE: Du kannst das Fenster maximieren, um den gesamten Bildschirm zu nutzen.

B1
EN: “You can maximize the window to use the entire screen.
#3

Ein begrenzter Zeitraum, in dem eine bestimmte Handlung möglich oder vorgesehen ist; eine Lücke im Zeitplan.

DE: Ich habe heute ein Fenster. Ich habe frei.

A1
EN: “I have a gap today. I am free.

DE: In der vierten Stunde habe ich ein Fenster, da der Lehrer krank ist.

A2
EN: “I have a free period in the fourth lesson because the teacher is sick.

DE: Wir haben nur ein kleines Fenster, um das Projekt abzuschließen.

B1
EN: “We only have a small window to complete the project.

Fenster ile Yazımı Benzeyen Kelimeler