Search

gemütlich

adjective

gemütlich kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "comfortable" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz gemütlich kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " gemütlich ne demek?" veya " gemütlich nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

comfortable
comfy
cozy
pleasant
welcoming
cheerful
bright
homely
easy-going
good-natured
placid
leisurely
unhurried
gentle (pace)

Almanca dilinde "gemütlich" tanımı

Aradığınız "gemütlich" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Eine angenehme, entspannte und heimelige Atmosphäre schaffend, die ein Gefühl von Wohlbehagen vermittelt.

DE: Mein Zimmer ist klein, aber sehr gemütlich.

A1
EN: “My room is small, but very cozy.

DE: Wir machen uns heute Abend einen gemütlichen Filmabend zu Hause.

A2
EN: “We're having a cozy movie night at home this evening.

DE: Das Café an der Ecke ist bekannt für seine gemütliche Einrichtung und den leckeren Kuchen.

B1
EN: “The café on the corner is known for its cozy interior and delicious cake.
#2

Eine Person beschreibend, die ruhig, gelassen und gesellig ist und Hektik meidet.

DE: Mein Nachbar ist ein sehr gemütlicher Mensch.

A1
EN: “My neighbor is a very easy-going person.

DE: Sie ist eine gemütliche Person und regt sich fast nie auf.

A2
EN: “She is an easy-going person and hardly ever gets upset.

DE: Er hat eine gemütliche Art, mit der er bei allen gut ankommt.

B1
EN: “He has a good-natured manner that makes him popular with everyone.
#3

In einem langsamen, entspannten Tempo und ohne Eile oder Stress ausgeführt.

DE: Wir trinken gemütlich einen Kaffee.

A1
EN: “We are having a leisurely coffee.

DE: Am Sonntag machen wir einen gemütlichen Spaziergang im Wald.

A2
EN: “On Sunday, we'll take a leisurely walk in the forest.

DE: Lass uns den Abend gemütlich auf der Terrasse ausklingen lassen.

B1
EN: “Let's end the evening in a relaxed way on the terrace.

gemütlich ile Yazımı Benzeyen Kelimeler