Search

gleich

adverb

gleich kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "as" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz gleich kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " gleich ne demek?" veya " gleich nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

as
soon
shortly
right away
immediately
in a moment
same
identical
right here
just around the corner
close by
at once
directly
straight
like
equal

Almanca dilinde "gleich" tanımı

Aradığınız "gleich" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Zeitlich: sofort; in einem sehr kurzen Augenblick oder nach einer sehr kurzen Zeitspanne.

DE: Das Essen ist gleich fertig.

A2
EN: “The food will be ready in a moment.

DE: Ich komme gleich.

A1
EN: “I'm coming right away.

DE: Moment bitte, ich bin gleich bei Ihnen.

B1
EN: “One moment please, I'll be with you right away.
#2

Identisch oder sehr ähnlich in Art, Größe, Form oder Wert.

DE: Wir sind im gleichen Alter.

A1
EN: “We are the same age.

DE: Die beiden Kleider sehen fast gleich aus.

A2
EN: “The two dresses look almost the same.

DE: Alle Teilnehmer erhalten die gleichen Chancen.

B1
EN: “All participants receive the same opportunities.
#3

Räumlich: in unmittelbarer Nähe; direkt hier oder da.

DE: Die Bäckerei ist gleich um die Ecke.

A1
EN: “The bakery is right around the corner.

DE: Ich wohne gleich hier im nächsten Haus.

A2
EN: “I live right here in the next house.

DE: Wenn du aus dem Bahnhof kommst, ist das Hotel gleich gegenüber.

B1
EN: “When you come out of the station, the hotel is right across the street.

gleich ile Yazımı Benzeyen Kelimeler