Search

groß

adjective

groß kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "adult" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz groß kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " groß ne demek?" veya " groß nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

adult
grown-up
big
large
tall
great
important
major
famous
older
a lot of
high
intense
advanced
ripe
ready
mature

Almanca dilinde "groß" tanımı

Aradığınız "groß" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Ein hohes Maß, eine hohe Intensität oder eine beträchtliche Menge betreffend.

DE: Ich habe großen Hunger.

A1
EN: “I am very hungry.

DE: Wir hatten großen Spaß auf der Party.

A2
EN: “We had a lot of fun at the party.

DE: Die Reform wurde mit großer Mehrheit angenommen.

B1
EN: “The reform was passed with a large majority.
#2

Eine überdurchschnittliche physische Ausdehnung, Höhe oder Fläche besitzend.

DE: Das Haus ist sehr groß.

A1
EN: “The house is very big.

DE: Mein großer Bruder ist zwei Meter groß.

A2
EN: “My big brother is two meters tall.

DE: Wir brauchen ein größeres Auto für die ganze Familie.

B1
EN: “We need a bigger car for the whole family.
#3

Von besonderer Bedeutung, Wichtigkeit oder hohem Ansehen.

DE: Einstein war ein großer Wissenschaftler.

A1
EN: “Einstein was a great scientist.

DE: Das ist ein großer Tag für unsere Familie.

A2
EN: “This is a big day for our family.

DE: Er spielte eine große Rolle in den Verhandlungen.

B1
EN: “He played a major role in the negotiations.
#4

Erwachsen oder älter im Vergleich zu einer anderen Person.

DE: Wenn ich groß bin, werde ich Arzt.

A1
EN: “When I grow up, I will be a doctor.

DE: Die großen Kinder dürfen länger aufbleiben.

A2
EN: “The older children are allowed to stay up later.

DE: Meine große Schwester studiert bereits an der Universität.

B1
EN: “My older sister is already studying at the university.

groß ile Yazımı Benzeyen Kelimeler