Search

still

adjective

still kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "still" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz still kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " still ne demek?" veya " still nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

still
yet
even
ever
increasingly
quiet
soft
low
quietly
softly
peaceful
composed
serene
relaxed
Quiet!
Silence!
sedate
steady
cool
laid-back
reassured
relieved
at ease
calmed
soothed
casual
easy-going
silent
motionless
calm (water)
Shh!
wordless
calm

Almanca dilinde "still" tanımı

Aradığınız "still" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

wenig oder keine Geräusche machend oder verursachend; leise.

DE: Bitte sei still.

A1
EN: “Please be quiet.

DE: Das Haus war nachts sehr still.

A2
EN: “The house was very quiet at night.

DE: Er ist ein stiller Mensch, der nicht viel redet.

B1
EN: “He is a quiet person who doesn't talk much.
#2

sich nicht bewegend; ohne Bewegung.

DE: Halte still!

A1
EN: “Hold still!

DE: Das Wasser im See ist ganz still.

A2
EN: “The water in the lake is completely still.

DE: Der Jäger wartete still im Gebüsch auf seine Beute.

B1
EN: “The hunter waited motionlessly in the bushes for his prey.
#3

drückt aus, dass etwas andauert oder weiterhin gültig ist; immer noch.

DE: Bist du still da?

A1
EN: “Are you still there?

DE: Er ist krank, aber er arbeitet still.

A2
EN: “He is sick, but he is still working.

DE: Obwohl es spät ist, sind die Kinder still wach.

B1
EN: “Although it's late, the children are still awake.
#4

ein Ausruf oder Befehl, der zur Ruhe oder zum Schweigen auffordert.

DE: Still! Der Lehrer kommt.

A1
EN: “Quiet! The teacher is coming.

DE: Still jetzt, ich möchte den Film sehen.

A2
EN: “Quiet now, I want to watch the movie.

DE: Der Bibliothekar zischte: 'Still!', als die Schüler zu laut wurden.

B1
EN: “The librarian hissed, 'Quiet!' when the students became too loud.

still ile Yazımı Benzeyen Kelimeler