Search

stolz

adjective

stolz kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "proud" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz stolz kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " stolz ne demek?" veya " stolz nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

proud
arrogant
haughty
conceited
majestic
stately
impressive
handsome (for a sum)

Almanca dilinde "stolz" tanımı

Aradığınız "stolz" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Ein Gefühl der Freude und Zufriedenheit über eine eigene Leistung, einen Besitz oder eine nahestehende Person empfindend.

DE: Das ist mein Bild. Ich bin stolz.

A1
EN: “This is my picture. I am proud.

DE: Sie ist sehr stolz auf ihre gute Note in der Prüfung.

A2
EN: “She is very proud of her good grade on the test.

DE: Die Eltern blickten mit stolzem Lächeln auf ihr Kind, das die Urkunde erhielt.

B1
EN: “The parents looked with a proud smile at their child who received the certificate.
#2

Eine überhebliche, arrogante Haltung zeigend; sich anderen überlegen fühlend.

DE: Er ist sehr stolz. Er spricht nicht mit uns.

A1
EN: “He is very arrogant. He doesn't talk to us.

DE: Sei nicht so stolz und nimm die Hilfe von deinen Freunden an!

A2
EN: “Don't be so proud/arrogant and accept help from your friends!

DE: Ihr stolzes Auftreten machte es den neuen Kollegen schwer, sie kennenzulernen.

B1
EN: “Her haughty demeanor made it difficult for the new colleagues to get to know her.
#3

Ein beeindruckendes, würdevolles oder stattliches Aussehen habend; auch für eine beachtliche Menge oder Größe verwendet.

DE: Das ist ein stolzes Pferd.

A1
EN: “That is a majestic horse.

DE: Auf dem See schwimmt ein stolzer Schwan.

A2
EN: “A majestic swan is swimming on the lake.

DE: Das alte Rathaus ist ein stolzes Gebäude im Zentrum der Stadt.

B1
EN: “The old town hall is a stately building in the center of the city.

stolz ile Yazımı Benzeyen Kelimeler