Search

trifft

verb

trifft kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "meets" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz trifft kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " trifft ne demek?" veya " trifft nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

meets
runs into
hits
strikes
is correct
applies
makes (a decision)
takes (a choice)
affects
hurts
strikes (emotionally)

trifft ile Eşanlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler

Almanca dilinde "trifft" tanımı

Aradığınız "trifft" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Mit jemandem (geplant oder zufällig) zusammenkommen.

DE: Ich hoffe, dass die neue Regelung auf allgemeine Zustimmung trifft.

B1
EN: “I hope that the new regulation meets with general approval.

DE: Anna trifft Paul im Park.

A1
EN: “Anna meets Paul in the park.

DE: Er trifft seine Freunde jeden Freitag im Café.

A2
EN: “He meets his friends every Friday at the café.
#2

Ein Ziel (physisch oder metaphorisch) erreichen oder zutreffen; sich als richtig erweisen.

DE: Der Ball trifft das Tor.

A1
EN: “The ball hits the goal.

DE: Deine Vermutung trifft genau zu.

A2
EN: “Your guess is exactly right.

DE: Leider trifft ihn die Schuld für den Unfall.

B1
EN: “Unfortunately, the blame for the accident falls on him.
#3

In einer festen Verbindung wie 'eine Entscheidung/Wahl treffen': eine Entscheidung fällen, eine Wahl vornehmen.

DE: Er trifft eine Wahl.

A1
EN: “He makes a choice.

DE: Sie trifft immer gute Entscheidungen.

A2
EN: “She always makes good decisions.

DE: Nach langem Überlegen trifft der Manager die Entscheidung, das Projekt zu stoppen.

B1
EN: “After long consideration, the manager makes the decision to stop the project.
#4

Jemanden emotional berühren, oft auf negative Weise.

DE: Das Wort trifft.

A1
EN: “The word hits home.

DE: Ihre Kritik trifft ihn sehr.

A2
EN: “Her criticism affects him a lot.

DE: Die Nachricht vom Tod seines Freundes trifft ihn unerwartet und hart.

B1
EN: “The news of his friend's death hits him unexpectedly and hard.

trifft ile Yazımı Benzeyen Kelimeler