Search

Blick

noun

Blick kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "regard" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz Blick kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " Blick ne demek?" veya " Blick nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

regard
coup d'œil
vue
panorama
aperçu
perspective

Blick ile Eşanlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler

Almanca dilinde "Blick" tanımı

Aradığınız "Blick" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Die Handlung des Sehens oder Schauens; die Richtung, in die die Augen gerichtet sind.

DE: Ein kurzer Blick aus dem Fenster zeigt, dass es regnet.

A1
FR: “Un rapide coup d'œil par la fenêtre montre qu'il pleut.

DE: Er warf ihr einen schnellen Blick zu und lächelte.

A2
FR: “Il lui jeta un regard rapide et sourit.

DE: Ihr Blick war voller Sorge, als sie die schlechten Nachrichten hörte.

B1
FR: “Son regard était plein d'inquiétude quand elle a appris la mauvaise nouvelle.
#2

Die Aussicht oder das Panorama, das man von einem bestimmten Punkt aus sehen kann.

DE: Der Blick vom Berg ist sehr schön.

A1
FR: “La vue depuis la montagne est très belle.

DE: Wir haben ein Hotelzimmer mit Blick auf das Meer gebucht.

A2
FR: “Nous avons réservé une chambre d'hôtel avec vue sur la mer.

DE: Vom Turm aus hat man einen atemberaubenden Blick über die gesamte Stadt.

B1
FR: “Depuis la tour, on a une vue imprenable sur toute la ville.
#3

Eine (kurze) Einsicht, ein Verständnis oder eine Ahnung von etwas, oft im übertragenen Sinne.

DE: Das Buch gibt einen guten Blick in das Leben in Japan.

A1
FR: “Le livre donne un bon aperçu de la vie au Japon.

DE: Ein Blick in die Zukunft ist leider nicht möglich.

A2
FR: “Malheureusement, un regard vers l'avenir n'est pas possible.

DE: Das Praktikum bot mir einen ersten Blick in die Berufswelt.

B1
FR: “Le stage m'a offert un premier aperçu du monde professionnel.

Blick ile Yazımı Benzeyen Kelimeler