Search

Szene

noun

Szene kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "groupe" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz Szene kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " Szene ne demek?" veya " Szene nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

groupe
équipe
collectif
ensemble
équipage
scène
arène
théâtre (d'opérations)
compagnie
fréquentation
cercle
entourage
assemblée
milieu
communauté
esclandre
lieu
décor
environnement (social)

Almanca dilinde "Szene" tanımı

Aradığınız "Szene" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Ein aufsehenerregender, oft peinlicher oder dramatischer Vorfall oder Gefühlsausbruch in der Öffentlichkeit.

DE: Mach bitte keine Szene!

A2
FR: “S'il te plaît, ne fais pas de scène !

DE: Er hat mir im Restaurant eine furchtbare Szene gemacht, weil das Essen kalt war.

B1
FR: “Il m'a fait une scène terrible au restaurant parce que le plat était froid.
#2

Ein kleinerer, in sich geschlossener Abschnitt eines Theaterstücks, Films oder Buches.

DE: Der Film hat eine lustige Szene.

A2
FR: “Le film a une scène amusante.

DE: Die erste Szene des zweiten Aktes spielt in einem Garten.

B1
FR: “La première scène du deuxième acte se déroule dans un jardin.
#3

Ein bestimmter gesellschaftlicher oder kultureller Bereich mit eigenen Interessen, Orten und Akteuren.

DE: Er ist in der Musik-Szene bekannt.

A2
FR: “Il est connu dans le milieu de la musique.

DE: Die Berliner Kunstszene ist sehr international und lebendig.

B1
FR: “La scène artistique de Berlin est très internationale et vivante.
#4

Der Ort eines Geschehens; die Umgebung, in der etwas stattfindet (oft im Kontext von Verbrechen oder Unfällen).

DE: Die Polizei ist an der Szene.

A2
FR: “La police est sur les lieux.

DE: Niemand darf die Szene des Unfalls betreten.

B1
FR: “Personne n'est autorisé à entrer sur les lieux de l'accident.

Szene ile Yazımı Benzeyen Kelimeler