Search

Szene

noun

Szene kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "group" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz Szene kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " Szene ne demek?" veya " Szene nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

group
team
band
cluster
crew
squad
scene
arena
company
companionship
circle
sphere
round table
milieu
community
spectacle
uproar
setting
location
environment
social setting
background
set
stage

Almanca dilinde "Szene" tanımı

Aradığınız "Szene" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Ein aufsehenerregender, oft peinlicher oder dramatischer Vorfall oder Gefühlsausbruch in der Öffentlichkeit.

DE: Mach bitte keine Szene!

A2
EN: “Please don't make a scene!

DE: Er hat mir im Restaurant eine furchtbare Szene gemacht, weil das Essen kalt war.

B1
EN: “He made a terrible scene in the restaurant because the food was cold.
#2

Ein kleinerer, in sich geschlossener Abschnitt eines Theaterstücks, Films oder Buches.

DE: Der Film hat eine lustige Szene.

A2
EN: “The movie has a funny scene.

DE: Die erste Szene des zweiten Aktes spielt in einem Garten.

B1
EN: “The first scene of the second act takes place in a garden.
#3

Ein bestimmter gesellschaftlicher oder kultureller Bereich mit eigenen Interessen, Orten und Akteuren.

DE: Er ist in der Musik-Szene bekannt.

A2
EN: “He is well-known in the music scene.

DE: Die Berliner Kunstszene ist sehr international und lebendig.

B1
EN: “The Berlin art scene is very international and vibrant.
#4

Der Ort eines Geschehens; die Umgebung, in der etwas stattfindet (oft im Kontext von Verbrechen oder Unfällen).

DE: Die Polizei ist an der Szene.

A2
EN: “The police are at the scene.

DE: Niemand darf die Szene des Unfalls betreten.

B1
EN: “No one is allowed to enter the scene of the accident.

Szene ile Yazımı Benzeyen Kelimeler