Search

abheben

verb

abheben kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "depart" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz abheben kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " abheben ne demek?" veya " abheben nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

depart
take off
depart (by plane)
withdraw (money)
lift off
pick up (the phone)
answer (the phone)
stand out
distinguish oneself
withdraw money
set apart
distinguish
answer the phone
pick up
salvage (treasure)
drive off
leave
set off

Almanca dilinde "abheben" tanımı

Aradığınız "abheben" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Geld von einem Bankkonto nehmen.

DE: Ich muss heute noch Geld am Automaten abheben.

A2
EN: “I still have to withdraw money from the ATM today.

DE: Können Sie mir bitte sagen, wie viel ich maximal pro Tag abheben kann?

B1
EN: “Can you please tell me what the maximum amount I can withdraw per day is?
#2

Sich vom Boden erheben und zu fliegen beginnen (besonders von Flugzeugen, Raketen, Hubschraubern).

DE: Das Flugzeug hebt pünktlich um 10 Uhr ab.

A2
EN: “The plane takes off on time at 10 o'clock.

DE: Wegen des starken Nebels konnte die Maschine erst mit Verspätung abheben.

B1
EN: “Because of the thick fog, the plane could only take off with a delay.
#3

Den Hörer eines Telefons aufnehmen, um einen Anruf entgegenzunehmen.

DE: Das Telefon klingelt. Kannst du bitte abheben?

A2
EN: “The phone is ringing. Can you please pick it up?

DE: Er hat nicht abgehoben, obwohl ich ihn mehrmals angerufen habe.

B1
EN: “He didn't pick up, even though I called him several times.
#4

Sich (oft durch besondere Merkmale) deutlich von einer Umgebung oder einer Gruppe unterscheiden.

DE: Das rote Haus hebt sich von den anderen Häusern ab.

A2
EN: “The red house stands out from the other houses.

DE: Mit ihren kreativen Vorschlägen hebt sie sich von ihren Kollegen ab.

B1
EN: “She stands out from her colleagues with her creative suggestions.

abheben ile Yazımı Benzeyen Kelimeler