Search

bieten

verb

bieten kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "provide" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz bieten kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " bieten ne demek?" veya " bieten nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

provide
propose
furnish
present (a view)
afford (a view)
render
give (aid, etc.)
offer
present
yield
produce
bid

Almanca dilinde "bieten" tanımı

Aradığınız "bieten" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Einen bestimmten Anblick oder eine Aussicht ermöglichen oder darstellen.

DE: Das Fenster bietet einen Blick auf den Garten.

A1
EN: “The window offers a view of the garden.

DE: Der Balkon bietet eine schöne Aussicht auf das Meer.

A2
EN: “The balcony offers a beautiful view of the sea.

DE: Vom Berggipfel bot sich uns ein atemberaubendes Panorama.

B1
EN: “From the mountain peak, a breathtaking panorama presented itself to us.
#2

Jemandem etwas zur Verfügung stellen, zur Annahme vorschlagen oder zugänglich machen.

DE: Das Hotel bietet ein gutes Frühstück.

A1
EN: “The hotel offers a good breakfast.

DE: Können Sie mir einen besseren Service bieten?

A2
EN: “Can you offer me a better service?

DE: Diese Stadt bietet viele Möglichkeiten für junge Leute.

B1
EN: “This city offers many opportunities for young people.
#3

Bei einer Auktion oder Versteigerung einen Geldbetrag für ein Objekt nennen, den man zu zahlen bereit ist.

DE: Er will 10 Euro bieten.

A1
EN: “He wants to bid 10 euros.

DE: Ich biete 50 Euro für den alten Stuhl.

A2
EN: “I bid 50 euros for the old chair.

DE: Wer bietet mehr für dieses wunderschöne Gemälde?

B1
EN: “Who bids more for this beautiful painting?

bieten ile Yazımı Benzeyen Kelimeler