Search

bietet

verb

bietet kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "provide" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz bietet kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " bietet ne demek?" veya " bietet nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

provide
propose
arise
present itself
appear
offer
present
bid

Almanca dilinde "bietet" tanımı

Aradığınız "bietet" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Jemandem etwas zur Verfügung stellen oder zum Kauf, zur Nutzung vorschlagen.

DE: Das Restaurant bietet Pizza und Pasta.

A1
EN: “The restaurant offers pizza and pasta.

DE: Unser Hotel bietet einen schönen Blick auf das Meer.

A2
EN: “Our hotel offers a beautiful view of the sea.

DE: Die Stadt bietet viele Möglichkeiten für junge Leute.

B1
EN: “The city offers many opportunities for young people.
#2

Bei einer Auktion oder einem Verkauf einen Preis für etwas nennen, um es zu erwerben.

DE: Er bietet zehn Euro für das Buch.

A1
EN: “He bids ten euros for the book.

DE: Wer bietet mehr für dieses alte Gemälde?

A2
EN: “Who is bidding more for this old painting?

DE: Bei der Auktion bietet sie entschlossen auf das Kunstwerk, das sie unbedingt haben möchte.

B1
EN: “At the auction, she bids decisively on the artwork she is determined to have.
#3

(Reflexiv: sich bieten) Als Gelegenheit, Möglichkeit oder Anblick erscheinen oder vorhanden sein.

DE: Hier bietet sich ein schöner Platz zum Sitzen.

A1
EN: “Here is a nice place to sit.

DE: Es bietet sich eine gute Chance, Deutsch zu lernen.

A2
EN: “A good chance to learn German presents itself.

DE: Wenn sich die Gelegenheit bietet, sollten wir nach Italien reisen.

B1
EN: “If the opportunity arises, we should travel to Italy.

bietet ile Yazımı Benzeyen Kelimeler