Search

dicht

adjective

dicht kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "closed" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz dicht kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " dicht ne demek?" veya " dicht nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

closed
drunk
high
stoned
intoxicated
thick
fat
dense
narrow
tight
close-fitting
bold
tipsy
plastered
wasted
compact
sealed
leak-proof
right next to
tight-fitting
skimpy
shut
close

Almanca dilinde "dicht" tanımı

Aradığınız "dicht" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

So, dass die Teile von etwas sehr eng zusammen sind; mit geringem Abstand.

DE: Der Wald ist sehr dicht.

A1
EN: “The forest is very dense.

DE: Im Sommer ist mein Haar sehr dicht.

A2
EN: “In summer, my hair is very thick.

DE: Der Verkehr am Morgen ist immer besonders dicht.

B1
EN: “The traffic in the morning is always particularly dense.
#2

So beschaffen, dass nichts (besonders keine Flüssigkeit oder Luft) hindurchdringen kann.

DE: Das Fenster ist nicht dicht.

A1
EN: “The window is not sealed.

DE: Prüfe bitte, ob die Flasche richtig dicht ist.

A2
EN: “Please check if the bottle is properly sealed.

DE: Du musst sicherstellen, dass der Deckel absolut dicht ist, sonst läuft die Suppe aus.

B1
EN: “You have to make sure the lid is completely sealed, otherwise the soup will leak.
#3

(umgangssprachlich) Stark betrunken.

DE: Er ist dicht.

A1
EN: “He is drunk.

DE: Nach drei Bier war er schon ziemlich dicht.

A2
EN: “After three beers, he was already pretty drunk.

DE: Auf der Party gestern waren am Ende alle total dicht.

B1
EN: “At the party yesterday, everyone was totally wasted in the end.
#4

In unmittelbarer Nähe; direkt bei oder neben etwas.

DE: Das Auto parkt dicht am Haus.

A1
EN: “The car is parked close to the house.

DE: Wir saßen im Bus dicht nebeneinander.

A2
EN: “We sat close to each other on the bus.

DE: Die Radfahrer fuhren dicht hintereinander, um den Windschatten zu nutzen.

B1
EN: “The cyclists rode close behind one another to take advantage of the slipstream.

dicht ile Yazımı Benzeyen Kelimeler