Search

getroffen

verb

getroffen kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "met" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz getroffen kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " getroffen ne demek?" veya " getroffen nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

met
encountered
struck
affected
offended
stung
injured
wounded
aggrieved
pained
insulted
miffed
affronted
hit
hurt

Almanca dilinde "getroffen" tanımı

Aradığınız "getroffen" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Partizip II von 'treffen': mit jemandem zusammengekommen sein oder jemanden zufällig gesehen haben.

DE: Wir haben uns zufällig im Supermarkt getroffen.

A2
EN: “We met by chance in the supermarket.

DE: Hast du die Leute getroffen, von denen ich dir erzählt habe?

B1
EN: “Did you meet the people I told you about?
#2

Partizip II von 'treffen': ein Ziel physisch oder im übertragenen Sinne erreicht oder von etwas (meist Negativem) beeinflusst worden sein.

DE: Der Pfeil hat genau die Mitte der Zielscheibe getroffen.

A2
EN: “The arrow hit the exact center of the target.

DE: Die Stadt wurde von einem schweren Erdbeben getroffen.

B1
EN: “The city was hit by a severe earthquake.
#3

Sich durch eine Bemerkung oder Handlung persönlich verletzt oder beleidigt fühlen.

DE: Warum bist du so still? Fühlst du dich getroffen?

A2
EN: “Why are you so quiet? Do you feel hurt?

DE: Seine Worte waren hart und sie fühlte sich sichtlich getroffen.

B1
EN: “His words were harsh, and she felt visibly hurt.