Search

tief

adjective

tief kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "dark" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz tief kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " tief ne demek?" veya " tief nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

dark
deep
low
sonorous
harsh
severe
strict
tough
sharp
strong
heavy
intense
stern
rigorous
pungent
profound
sound (sleep)
rich
intensive
in-depth
thorough
vivid
short
vibrant

Almanca dilinde "tief" tanımı

Aradığınız "tief" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Eine niedrige Frequenz oder Tonhöhe habend (bezogen auf Töne oder Stimmen).

DE: Die tiefen Töne des Cellos erfüllten den Raum.

B1
EN: “The deep notes of the cello filled the room.

DE: Der Ton ist tief.

A1
EN: “The sound is low.

DE: Er hat eine sehr tiefe Stimme.

A2
EN: “He has a very deep voice.
#2

Eine große Ausdehnung nach unten habend; sich weit unter einer Oberfläche befindend.

DE: Das Wasser ist hier tief.

A1
EN: “The water is deep here.

DE: Sei vorsichtig, der See ist sehr tief.

A2
EN: “Be careful, the lake is very deep.

DE: Wir haben ein tiefes Loch in den Garten gegraben.

B1
EN: “We dug a deep hole in the garden.
#3

Intensiv, stark oder tiefgründig (bezogen auf Gefühle, Gedanken, Schlaf).

DE: Ich bin tief traurig.

A1
EN: “I am deeply sad.

DE: Das Baby ist in einem tiefen Schlaf.

A2
EN: “The baby is in a deep sleep.

DE: Ich empfinde tiefen Respekt für ihre Arbeit.

B1
EN: “I feel deep respect for her work.
#4

Dunkel und intensiv (bezogen auf Farben).

DE: Die Farbe ist tiefrot.

A1
EN: “The color is deep red.

DE: Mir gefällt dieses tiefe Blau.

A2
EN: “I like this deep blue.

DE: Sie trug ein Kleid in einem tiefen Rot.

B1
EN: “She wore a dress in a deep red.
#5

Sich auf einer geringen Höhe befindend oder dorthin bewegend.

DE: Die Sonne ist tief.

A1
EN: “The sun is low.

DE: Die Wolken hängen heute tief.

A2
EN: “The clouds are hanging low today.

DE: Das Flugzeug fliegt sehr tief über die Stadt.

B1
EN: “The plane is flying very low over the city.

tief ile Yazımı Benzeyen Kelimeler