Search

bestimmt

adjective

bestimmt kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "intended" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz bestimmt kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " bestimmt ne demek?" veya " bestimmt nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

intended
meant
designed for
given
specific
certain
surely
certainly
for sure
decide
resolve
pass (a law)
conclude
definitely
particular
intended (for)
meant (for)
destined (for)
resolute
determined
firm
make a choice
make up one's mind
determine
resolved
decisive
special
rule

Almanca dilinde "bestimmt" tanımı

Aradığınız "bestimmt" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Für einen speziellen Zweck, eine Person oder einen Ort vorgesehen.

DE: Das Geschenk ist für dich bestimmt.

A1
EN: “The gift is meant for you.

DE: Dieser Brief ist nicht für Sie bestimmt.

A2
EN: “This letter is not intended for you.

DE: Die Waren sind für den Export bestimmt.

B1
EN: “The goods are intended for export.
#2

Drückt aus, dass etwas sicher oder gewiss ist; ohne Zweifel.

DE: Er kommt bestimmt.

A1
EN: “He is definitely coming.

DE: Das ist bestimmt dein Schlüssel.

A2
EN: “That is definitely your key.

DE: Nach der langen Reise hast du bestimmt Hunger.

B1
EN: “After the long journey, you must certainly be hungry.
#3

Genau festgelegt, nicht irgendein; speziell.

DE: Ich suche ein bestimmtes Buch.

A1
EN: “I'm looking for a specific book.

DE: Treffen wir uns zu einer bestimmten Zeit?

A2
EN: “Shall we meet at a specific time?

DE: Er hat eine ganz bestimmte Vorstellung davon, wie alles sein soll.

B1
EN: “He has a very particular idea of how everything should be.
#4

Entschlossen und zielbewusst auftretend.

DE: Sei bestimmt!

A1
EN: “Be firm!

DE: Er antwortete mit bestimmter Stimme.

A2
EN: “He answered in a firm voice.

DE: Sie trat sehr bestimmt auf und erreichte ihr Ziel.

B1
EN: “She acted very decisively and achieved her goal.

bestimmt ile Yazımı Benzeyen Kelimeler