Search

doch

adverb

doch kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "you know" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz doch kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " doch ne demek?" veya " doch nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

you know
as you know
indeed
after all
but
however
yes (on the contrary)
yes, it is
yes, I do
(particle for emphasis)
just
yet
though

Almanca dilinde "doch" tanımı

Aradığınız "doch" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Wird als bejahende Antwort auf eine verneinte Frage oder Aussage verwendet, um dieser zu widersprechen.

DE: – Du kommst nicht mit? – Doch, ich komme mit!

A1
EN: “– You're not coming along? – Yes, I am coming along!

DE: – Hast du deine Hausaufgaben nicht gemacht? – Doch, ich habe sie schon erledigt.

A2
EN: “– Didn't you do your homework? – Yes, I have already done it.

DE: Er behauptet, er war nicht da, aber ich habe ihn doch gesehen!

B1
EN: “He claims he wasn't there, but I did see him!
#2

Wird als Modalpartikel verwendet, um einer Aussage Nachdruck zu verleihen, auf bekanntes Wissen zu verweisen oder Ungeduld/einen Wunsch auszudrücken.

DE: Komm doch bitte herein!

A1
EN: “Please do come in!

DE: Das weißt du doch! Wir haben gestern darüber gesprochen.

A2
EN: “You know that! We talked about it yesterday.

DE: Sei doch nicht so pessimistisch, es wird schon alles gut gehen.

B1
EN: “Don't be so pessimistic, everything will be alright.
#3

Wird als adversative Konjunktion verwendet, um einen Gegensatz oder eine Einschränkung zum vorher Gesagten auszudrücken.

DE: Ich will spielen, doch ich muss lernen.

A1
EN: “I want to play, but I have to study.

DE: Die Sonne scheint, doch es ist kalt.

A2
EN: “The sun is shining, yet it is cold.

DE: Er rannte schnell, doch er verpasste den Zug.

B1
EN: “He ran fast, but he missed the train.

doch ile Yazımı Benzeyen Kelimeler