Search

reichen

verb

reichen kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "arrive" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz reichen kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " reichen ne demek?" veya " reichen nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

arrive
reach
get to
hand in
submit
turn in
give
occur
happen
be next
arrive at
be from
take place
be held
appear
arise
emerge
be sufficient
suffice
be enough
has occurred
has happened
has come about
extend to
come into effect
take effect
go on
come
set in
pass
hand

Almanca dilinde "reichen" tanımı

Aradığınız "reichen" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Jemandem etwas mit einer ausstreckenden Handbewegung geben.

DE: Kannst du mir bitte das Salz reichen?

A1
EN: “Can you please pass me the salt?

DE: Der Kellner reichte den Gästen die Speisekarte.

A2
EN: “The waiter handed the menu to the guests.

DE: Er reichte ihr die Hand, um ihr aus dem Mantel zu helfen.

B1
EN: “He offered her his hand to help her out of her coat.
#2

In ausreichender Menge oder ausreichendem Maße vorhanden sein; genügen.

DE: Das Geld reicht.

A1
EN: “The money is enough.

DE: Zehn Euro reichen nicht für das Kinoticket.

A2
EN: “Ten euros are not enough for the movie ticket.

DE: Ich hoffe, meine Zeit reicht, um das Projekt fertigzustellen.

B1
EN: “I hope my time is sufficient to finish the project.
#3

Sich bis zu einem bestimmten Punkt erstrecken oder eine bestimmte Ausdehnung haben.

DE: Mein Arm reicht nicht hoch genug.

A1
EN: “My arm doesn't reach high enough.

DE: Der Garten reicht bis an den Fluss.

A2
EN: “The garden extends to the river.

DE: Sie konnte gerade noch mit den Fingerspitzen an das oberste Regal reichen.

B1
EN: “She could just about reach the top shelf with her fingertips.

reichen ile Yazımı Benzeyen Kelimeler