Search

vereinbaren

verb

vereinbaren kelimesinin en doğru Fransızca karşılığı "convenir de" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz vereinbaren kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " vereinbaren ne demek?" veya " vereinbaren nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve Fransızca arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

convenir de
fixer
arranger
conclure
terminer
passer (un contrat)
achever
souscrire à
conclure (un contrat)
finir
établir
définir
concilier
rendre compatible
harmoniser
se mettre d'accord
clore
déterminer
se donner rendez-vous
fixer un rendez-vous

Almanca dilinde "vereinbaren" tanımı

Aradığınız "vereinbaren" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle Fransızca dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Eine gemeinsame Übereinkunft oder einen festen Plan für etwas treffen, oft für einen Termin oder eine Bedingung.

DE: Können wir morgen einen Termin vereinbaren?

A1
FR: “Pouvons-nous fixer un rendez-vous pour demain ?

DE: Wir haben vereinbart, uns um 15 Uhr vor dem Kino zu treffen.

A2
FR: “Nous avons convenu de nous retrouver devant le cinéma à 15 heures.

DE: Die beiden Parteien haben einen Kompromiss vereinbart, um den Streik zu beenden.

B1
FR: “Les deux parties ont convenu d'un compromis pour mettre fin à la grève.
#2

Etwas mit etwas anderem in Einklang bringen oder dafür sorgen, dass zwei oder mehr Dinge zusammenpassen oder gleichzeitig möglich sind.

DE: Ich kann meine Arbeit nicht mit meiner Familie vereinbaren.

A1
FR: “Je ne peux pas concilier mon travail avec ma famille.

DE: Es ist schwer, einen Vollzeitjob mit einem Hobby zu vereinbaren.

A2
FR: “Il est difficile de concilier un emploi à plein temps avec un passe-temps.

DE: Ihre Forderungen lassen sich nicht mit unserem Budget vereinbaren.

B1
FR: “Vos exigences ne sont pas compatibles avec notre budget.

vereinbaren ile Yazımı Benzeyen Kelimeler